20 Eylül 2017 Çarşamba

TEŞKİLAT-I ESASİ ‘DEN MİLLİ ANAYASA’YA

26 Aralık 2015, 21:49
TEŞKİLAT-I ESASİ ‘DEN  MİLLİ  ANAYASA’YA
 
       
              1 Kasım seçimleri sonucunda parlemantoda güçlü bir temsil gücü oluşmasıyla birlikte; milletin ekseriyat-ı mutlakasının umut ettiği yeni bir Anayasa düşüncesi yeniden filizlenmiş durumdadır.Yeni bir Anayasa sesleri toplumun farkı kesimlerinden dile getirilmektedir. Lakin “Yeni bir Anayasa sesleri”  yükselirken  akıllara temel iki soru gelmektedir:
1)Anayasa‘nın tamamını değiştirmeden toplumdaki uyuşmazlıkları çözecek ve çatışmaları giderebilecek kısımlarını veya maddelerini değiştirirsek yeterli olmaz mı?
2)  Mevcut Anayasa ‘nın yerine “Yeni bir  Anayasa”   yapılacaksa dikkate alınması  gereken temel hususlar nelerdir?
         Şimdi bu  iki temel sorunun cevaplarını ; maziden, günümüze anayasa ve anayasal hareketlerini göz önüne alarak  arayalım:
       Öncelikle mazideki Anayasa(lar) ve Anayasal çalışmaları muhtasar bir surette inceleyelim: Türkiye Cumhuriyeti’nde Anayasal çalışmalar; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla ve hatta Cumhuriyet kurulmadan veya daha doğru bir ifadeyle Cumhuriyet İlan edilmeden önce başlamıştır. Ankara Hükümeti 20 Ocak 1921 tarihinde 23 madde ve artı ek bir maddeyle ilk Anayasal hareketini gerçekleştirmiştir. Bu anayasal hareket Teşkilat-ı Esasiye olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Anayasası olarak tarihteki yerini almıştır.1924 yılına gelindiğinde ise mevcut anayasanın yeni kurulan Cumhurtiyet Devleti’nin gerekliklerini karşılamadığı anlaşılarak  20 Nisan 1924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ikinci anayasası yürülüğe girmiştir. Bu anayasa ise 27 Mayıs 1960 askeri darebesine kadar çeşitli değişiklikler ve eklemeler yapılarak yürürlükte kalmıştır. Bu eklemeler anayasal tarihimiz açısından oldukça önem arzetmektedir.Zira 1926 da Medeni kanun ve Borçlar kanunu İsviçre’den, Ceza Kanunu İtalya’dan,  1929 yılında Ceza muhakemesi Kanunu Almanya’dan, İdare hukuku ise Fransa’dan alınmıştır. Yine 1926 yılında “Devletin dini İslamdır” ibaresi kaldırılmış; 1937 yılında laiklik kavramı ilk kez Anayasamıza girmiştir.
       Bin dokuz yüz altmış yılındaki  Askeri darbesinden sonra 37 yıllık bir süre zarfında değişen siyasal, sosyal,  ekonomik ve dünya şartlarına karşı daha etkin cevaplar verebilecek bir anayasa, düşüncesi orta çıkmıştır. Askeri otoritenin talimatl ve yönlendirmesiyle yeni bir Anayasa hazırlatılmış ve 9 Temmuz 1961 tarihinde yürürlüğe sokulmuştur.Bu askeri Anayasa yine değişiklikler – ki 1971,1973 yıllarında ciddi değişiklikler olmuştur- ve eklemelerle varlığını yine bir askeri darbeye kadar devam ettirmiştir. 12 Eylül 1980  günü  ülkemizde birkez daha askeri müdahale gerçekleşmiş ve iktidara el konulmuş, 1961 Anayasası  ‘’çok özgürlükçü’’ olduğu iddiasıyla lağv edilmiştir. Hatta dönemim Genel kurmay Başkanı Kenan Evren 1961 Anayasası hakkında “Bu anayasa bize büyük geldi içinde oynamaya başladık” diyerek anayasanın değiştirilmesini meşrulaştırmaya çaılşmıştır. Devam eden süreçte yine askeri otoritenin talimatları ve yönlendirmeleriyle yeni bir anayasa metni  hazırlatılmıştır. Bu metin 18 Ekim 1982 tarihinde kabul ettirilmiş ve yürülüğe girmiştir. Bu anayasa ise birçok değişikliklere uğrayarak ve  birçok eklemeler yapılarak varlığını günümüze kadar sürdüregelmiştir.- Evet 2016 yılına gireceğimiz şu günlerde  aradan gecen otuz üç yılda bu anayasa tam on sekiz kez değişikliğe uğramak suretiyle varlığını ancak devam ettirebilmiştir.
     Sorularımıza dönecek olursak:
1)Anayasanın tamamını değiştirmeden belli maddelerin değiştirilme çözümü sadece mevcut Anayasmızda tam 18 defa yapılmıştır. Bu değişiklikler istenilen çareleri sunamamış bilakis çözüm yollarını iyice karmaşıklıklaştırmıştır.Yapılan bu değişiklikler anayasamızı tabir-i caizse “kırk yamalı bohçaya çevirmiştir. 21. Yüzyilda bu bohçayı giymektense yeni bir elbise dikmek herhalde aklı başında olan bütün insanların mutabık olacağı bir hakikattir.
2)Yeni bir Anayasa yapılırken dikkate alınması  önem arz eden  temel hususları ise muhtasar bir surette şöyle arz edebiliriz:
·        Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana yapılan anayasal çalışmalarda ve Anayasalar da yapılan yanlışlardan ders çıkarılmalı. Çünkü biz geçmişteki yanlışlarımızı ne kadar iyi tespit edebilirsek yeni anaysamızda – hiç şüphesiz- o kadar mükemmel olacaktır.
·        Otoriter ve sert bir anayasa yerine; sivil, özgürlükçü ve yumuşak bir Anayasa;
·        Küreselleşen dünya konjoktüründe milleti; devlet karşısında  hak ettiği konumuna oturtan yani  “Milleti yaşat ki Devlet yaşasın”  perspektifine uygun bir anayasa;
·        Yedi Yüz seksen bin kilometre karedeki yetmiş yedi milyon vatandaşımızı, yurttaşımızı kucaklayan ve farklı din ve inançlara sahip  toplulukların; kollektif problemlerine çözüm sunan değil, çözen bir Anayasa;
·        Anayasa hazırlama sürecinde farklı düşüncelere sahip grupların , sivil toplum kuruluşlarının ve akademisyenlerin; sürecin başından sonuna kadar istişare yapmak suretiye  konsensusun sağlanması
·        Milli, Manevi ve zengin kültürel değerlerimizinde içinde yer aldığı MİLLİ BİR ANAYASA
Olmalıdır…
 
 
 
         Serhat YILDIRIM

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SON DAKİKA
    ÖZEL HABER
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Takvim - 11 Ocak 2016 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV
    - şikayet - şikayet kutusu tanıtım linkleri izmir escort izmir escort izmir escort buca escort izmir escort